Lise yıllarında, yerel gazetemizde adımızla bir yazı yayımlamıştık.
Gençliğin verdiği cesaretle atılmış o imzanın bedelini, kulakları çınlasın Yusuf Uysal müdürümüzden yediğimiz müthiş bir fırçayla ödedik. O gün canımız yanmıştı belki ama bugün dönüp baktığımda, mesleğin en kıymetli derslerinden biriydi.
Sonra harf dizmeyi öğrendik… Anterlini, kumpası, klişeyi…
Mürekkebin kokusu sinerdi ellerimize. Frankenthal ve Heidelberg baskı makinelerinin sesi, gecenin sessizliğine karışırdı. Linoteyp ve entertip dizgi makinelerinde dökülen her kurşun harf, aslında geleceğe bırakılan bir izdi. Zaman değişti. Kurşun harften ofsete, emekten otomasyona geçtik.
Her şey hızlandı ama bazı duygular hep aynı kaldı. Cep telefonunun olmadığı günlerdi…
Haberleri ajanslara telefonla yazdırır, filmleri dört arabası ile yollara emanet ederdik. Bazen bir kare fotoğraf için saatlerce bekler, bazen bir haber için uykusuz sabahlardık. Okulunu belki okuyamadık ama bu mesleğin çilesini iliklerimize kadar yaşadık. Patronluğunu, yalnızlığını, heyecanını…
Binlerce anı biriktirdik. Hatırlayamadığım yüzlerce siyasetçi geçti hayatımızdan ama bazı isimler hiç silinmedi. Gazetenin basımına dakikalar kala arayıp, “Yeni haber var, basma gazeteyi” diyen rahmetli Yusuf Serin…
Mum ışığında, 12 Eylül’ü anlatırken gözleri dolan rahmetli Alpaslan Gür…
Ve bir de YENİ GAZETE tezgâhından geçen binlerce gönül dostu…
Kimi bir selam bıraktı, kimi bir dua…
Kimi sadece hatırasını. 2006 yılında, Mehmet Kerman’ın sahipliğinde Trakya Gazetesi’ni kurduk. Orada da mücadeleli, zorlu ama bir o kadar da onurlu günlerimiz oldu. Ne yazık ki, tıpkı Yeni Gazete’de olduğu gibi, Trakya Gazetesi’ni de ekonomik nedenlerle kapatmak zorunda kaldık.
Basılı gazete için bir devir daha sessizce kapandı. Hayat devam ediyor. Ancak kabul etmek gerekir ki, bugün sosyal medya neredeyse her şeyin önüne geçti. Hız kazandırdı belki ama derinliği, emeği ve kokusu olan gazeteciliği de gölgede bıraktı. Aramızdan ayrılanlara Allah’tan rahmet, kalanlara sağlık ve hayırlı ömürler diliyorum.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü hatırlayıp arayan, yazan, unutmayan herkese gönülden teşekkür ediyorum.
Biz bu mesleği sadece yapmadık…
Yaşadık.
Kalın sağlıcakla.