İpsala TB (Ticaret Borsası) yönetimi tarafından organize edilen “Çeltik ve Pirinçte Hasat Öncesi Durum Değerlendirmesi” konulu toplantı, dün İpsala’da gerçekleştirilirken, toplantıda söz alan üreticiler, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nin bu yıl çeltik alımı yapıp-yapmayacağı ve müdahale alım fiyatlarındaki politikasının ne olacağını sordu.
Saat 15.00 sıralarında, İpsala TB Toplantı Salonu’nda başlayan toplantıya; İpsala Kaymakamı Eyyup Özdemir, İpsala Belediye BaşkanıMehmet Kerman, İpsala TB Meclis Başkanı Necati Görür, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, Köy-Koop Edirne Birliği Başkanı AhmetErken, Gıda Tarım ve Hayvancılık İpsala İlçe Müdürü Levent Arslaner, AK Parti İpsala İlçe Başkanı Turan Girgin, İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar, İpsala Genç İş Adamları Derneği Başkanı Hasan Yavaş, Pirinç Değirmencileri Derneği Başkanı Birol Kocaman, TMO Edirne Şube Müdürü İbrahim Duman ve çeltik üreticileri katıldı.
TMO Genel Müdürü ile yarın görüşme yapılacak
Toplantının açılış konuşmasını yapan İbrahim Girgin, tüm katılımcılara “Hoş geldiniz” derken, çeltik ekiminden hasadına kadar yaşanılan sorunlar ve hasat sonrasındaki fiyat konusunu ele alacakları toplantıdaki verileri, TMO Genel Müdürü ile yarın yapacakları görüşmede aktaracaklarını söyledi.
Özdemir: “Üreticinin fiyat konusunda endişesi var”
Girgin’in bu bilgilendirmesinin ardından, Eyyup Özdemir söz aldı. Geçen yıl yaptıkları toplantının, hasattan sonra yapıldığını, bu yıl ise toplantıyı hasat öncesine çekerek sorunları tespit edeceklerini belirten Özdemir, “Şuana kadar çeltik ürününde ne üreticiyi ne de tüketiciyi tedirgin edecek bir gelişme yaşanmadı. Fakat üreticinin fiyat anlamında endişeleri var. İpsala Bölgesi’nde 204 bin dönüme yakın çeltik arazisi var. Geçen yıl ekimin geç olması nedeniyle verim düşük oldu. Bu toplantıdan elde edeceğimiz sonuçları, TMO Genel Müdürü ile Perşembe günü yapacağımız görüşmede aktaracağız.” dedi.
Kerman: “Oluşturacağımız bir heyet ile sorunlarımızı aktaracağız”
Daha sonra söz alan Mehmet Kerman, hasat zamanına az bir süre kaldığını ifade ederek, fiyat, alım ve verim konularının da gündeme geldiğini söyledi. Buradan elde edilecek donelerin, TMO Genel Müdürü ile yapılacak toplantıda dile getirileceğini ve sorunların çözümü noktasında fikir alışverişinde bulunulacağını ifade eden Kerman, “Oluşturacağımız bir heyet ile sorunlarımızı aktaracağız. Görüşmede, ithalat ve fiyat konularında taleplerimiz olacak. Bu nedenle bu toplantıda ağız birliği yaparak, ses getireceğimize inanıyorum.” diye konuştu.
Erken: “Bizim pirincimizin içerisine, başka bir pirincin karıştırılmasını istemiyoruz”
Toplantı, çeltik üreticilerinin sorunu aktarmasıyla devam ederken, bu kapsamda ilk sözü Köy-Koop Başkanı Ahmet Erken söz aldı. Her yıl çeltik ekimindeki maliyet ile ilgili olarak fiyat çıkarttığını dile getiren Erken, son 2 yıldır bu uygulamasına Kaymakamlık, Belediye ve Ticaret Borsası’ndan da destek geldiğini ifade ederek, böylece daha sağlıklı çalışmalar yapıldığını aktardı. Osmancık Pirinci’nin sofraların birincisi olarak satılması gerektiğini, ancak bu pirincin içerisine, Hindistan’dan ithal edilen başka bir pirinç karıştırılarak satıldığını vurgulayan AhmetErken, “Bizim pirincimizin içerisine, başka bir pirincin karıştırılmasını istemiyoruz. Marketteki pirinç fiyatlarına baktığımda ucuz pirinç görüyorum. Demek ki o pirinç bizim malımız değil. Bu nedenle bölgemizde ürettiğimiz pirinç, kendi çuvallarında satılmalı.” şeklinde konuştu.
Öner: “TMO’nun hataları bize büyük bedeller ödetti”
Toplantının devamında söz alan Uzunköprü Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Ali Öner da, 2010 yılından beri direkt olarak TMO ile muhatap olduklarının altını çizerek, TMO’nun üreticiye olan bakış açısının farklı olduğunu kaydetti. Üretici olarak kendilerinin pek değeri olmadığını ve horlandıklarını belirten Öner, TMO’nun geçen yıl aba altından sopa gösterdiğini ifade ederek, “Geçen yıl TÜİK kaynaklı olarak çeltik ekili alan ve elde edilen verimler açıklandı. Fakat TÜİK’in bu verileri doğru değil. 17 Temmuz tarihinde Uzunköprü’de yağmur nedeniyle birçok ekili alan zarar gördü. Fakat zarar gören alanlardan ürün alınamadığı halde o alanlar için verim miktarı belirlendi. Bu nedenle TÜİK’in verileri tam bir fiyaskoydu. Böylelikle ithalat tetiklendi. Bu yıl çeltik fiyatları, ton başına bin 800 ile bin 900 TL olmalı. Harman zamanındaki fiyat ile harmandan sonraki fiyat tutmuyor. Fiyat belirlerken raftaki pirincin fiyatına bakmıyorlar. Çiftçinin kredi borcu, mal varlığının %95 oranına gelmiş. Bankalar kredi vermese batarız.” şeklinde konuşurken, bu yıl harmanda elde edilecek ürünü depolamak için kimsenin ne deposu, ne de o kadar parası olduğunu söyledi. Ali Öner, TMO’nun geçen yılki alım politikasına bakıldığında, üreticilerin büyük bedeller ödediğini, bu yıl aynı sorunlar ile karşılaşmak istemediklerini belirtti.
Balcılar: “2012 yılı Osmancık Pirinç fiyatı 1,165 TL, Amerikan Doları 1,78 TL iken, bugün Amerikan Doları 2,78 TL, Osmancık fiyatı 1,83 TL olmalı”
Öner’in ardından, Sedat Balcılar söz aldı. 2015 yılı çeltik üretim maliyetinin dekarda bin 50 TL olduğunu bildiren Balcılar, Çeltik Üreticileri Birliği olarak taleplerini şöyle sıraladı; “Türkiye’de 1 milyon 472 bin dekarda çeltik üretimi yapılmakta ve bu da, Türkiye’deki tüketimin karşılandığı anlamına geliyor. Bu üretim alanı ile 1 milyon 30 bin ton çeltik, 638 bin ton pirinç üretimine denk geliyor. Ayrıca, ithalatta referans fiyat uygulamasına geçilmeli. Yerinde emanet usulünün tekrar uygulanması, piyasaların izlenmesi, fiyatların düşmesi halinde TMO’nun piyasaya girip çeltik almasının sağlanması, taban fiyatın belirlenmesi gerekiyor. 2012 yılı Osmancık Pirinç fiyatı 1,165 TL, Amerikan Doları 1,78 TL iken, bugün Amerikan Doları 2,78 TL, Osmancık fiyatı 1,83 TL olmalı. Yurt dışından alınan tohumlar fazla verim veriyor. Fakat bizim ürettiğimiz ürünlerin de bir kalitesinin olduğu gerçek. Ağız tadıyla bir şey yiyeceğim diyorsanız bunun da bir bedeli var. TMO, yerinde emanet sistemi getirmeli.”
Yener: “2015 yılında %15 olan maliyet döneminde, 1,7 TL’yi baz alan TMO’nun, bu yıl müdahale alım fiyatını 1,7 TL’nin altında açıklamasını istemiyoruz”
İpsalalı üretici Ali Yener de, Öner’in söylediklerine katıldığını vurgulayarak, çeltik üreticisi ile TMO arasındaki iplerin 5 yıldır kopuk durumda olduğunu söyledi. TMO’nun, İpsala’dan çıkan sese kulan vermediğini dile getiren Yener, hak etmedikleri laflar duyduklarını ifade ederek, şunları söyledi; “2013-2014 TMO Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Erdoğan İpsala’ya geldi ve müdahale alım fiyatları ile ilgili bir şey demedi. Fakat 2,1 TL giden çeltik fiyatlarının 1,7 TL’yi geçmesi durumunda müdahale edileceğini söyledi ve müdahale edildi. 2015 yılında %15 olan maliyet döneminde, 1,7 TL’yi baz alan TMO’nun, bu yıl müdahale alım fiyatını 1,7 TL’nin altında açıklamasını istemiyoruz. Eğer bu yıl fiyat 1,7 TL’nin altına inerse, fiyat indiren bir kurumsunuz diye bakarım. Biz, kaliteli üretim yapıyoruz. Genel Müdür Yardımcısı, Gönen’de pirinçlerin karıştırıldığını da söyledi. Çeltik müdahale alım fiyatı şimdi açıklanmalıdır.”
Kocaman: “Pirinç karıştırmanın ciddi yaptırımları var”
Toplantı, Birol Kocaman’ın konuşmasıyla devam etti. Sorunların ortak olduğunu belirten Kocaman, Nisan ayı geldiğinde sıkıntıların başladığını ifade ederek, bu konudaki en önemli sorun olan pirinçlerin ithalleri ile karıştırılması sorunu için çalışma yapıldığını aktardı. Karışım yapılmasının çok ciddi yaptırımların olduğuna dikkat çeken Birol Kocaman, “Karışım yasak olmasına rağmen yine de yapılıyordu. Bu konuyla ilgili olarak büyük küçük market sahipleri ile irtibata geçtik ve yaptırımlarından bahsederek uyarılarda bulunduk. Bu çalışmamız büyük ölçüde olumlu sonuçlandı. 2014 yılındaki ithalat 400 bin ton. İhracat ise 22 bin ton. Üretimimizde sıkıntı yok. İhracat bile yapabiliriz. Bu gibi dönemsel krizlere çözüm bulmamız lazım. Yaptığımız girişimlerde, ithal edilen pirinçlerdeki değerlerin, ithalat sırasında belirlenerek ürün ile birlikte gönderilmesini istedik. İhracatçı firma, ürün üzerinde gerekli incelemeleri yaparak, değerleri belirleyecek. Bu da ithalatta bir değer yaratabilir.” dedi.
5 maddelik çözüm önerileri…
Yaptıkları çalışmalar ile sorunların çözümü noktasında 5 çözüm önerisi hazırladıklarını vurgulayan Kocaman, bu önerileri şöyle sıraladı; “IR 8 cinsi pirincin Hindistan menşei şahadatnamesine bağlı olarak yasaklanması, kodeksin yeni baştan güncel şartlara göre belirlenmesi, Pirinç Değirmencileri Derneği tarafından dünya fiyatları ile alakalı her ay Gümrükler Genel Müdürlüğü, verilen referans fiyat uygulaması incelenip ayçiçeği gibi değişik ürünlerde uygulanan referans fiyat uygulamasının incelenip uygulanması, amiloz referans değerinin %24’ten yukarı olmadığını belirleyen analiz raporunun sağlık sertifikasında talep edilen GDO Belgesi, Pestitit analiz raporu gibi ihracatçı firmadan talep edilmesi, yerli üretici maliyetlerinin yüksek olması, Asya menşei pirinç fiyatları arasındaki fark dolayısı ile antidamping yasasının uygulanması.”
Girgin: “Sorunlarımızı iletiyoruz, planlamamızı da yapmamız gerekiyor”
Birol Kocaman’ın bu sözlerinin ardından İbrahim Girgin yeniden söz aldı. Ankara’da işlerin nasıl ilerlediğinin herkes tarafından bilindiğini vurgulayan Girgin, buğdayı ya da ayçiçeği ürünlerini çeltik ürünü kadar konuşmadıklarını belirterek, İpsala’da herkesin bir kayık içinde olduğunu ve kayığın batması durumunda herkesin batacağını ifade edip, birlik ve beraberlik içerisinde olmaları gerektiğine dikkat çekti. Ankara’da işlerin “Biz” mantığı ile yürütüldüğünün altını çizen İbrahim Girgin, “’Biz’ demezsek, Ankara’da kimse bizi dinlemez. Üretim maliyetlerinde farklılıklar görüyoruz. Fakat ortak kanı bin 500 TL civarında olduğu yönünde. İthal pirinç konusunda, geçmiş yıllardaki bakanlardan biri, İpsala’ya geldiğinde pirinç ithalatının en azından belli bir süre yasaklanmasını talep ettik. Bu talebimiz onay gördü. Fakat Dünya Ticaret Örgütü, bu yasak nedeniyle Türkiye’ye 1 milyar Dolar’lık dava açtı ve kazandı. Aynı olayın tekrarlanması durumunda bu ceza ödenecek. Bu nedenle, pirinç, gözlem altındaki stratejik bir ürün. Biz sorunlarımızı biliyoruz ama bu sorunların çözüm planlaması için ne yaptık? Sorunlarımızı iletiyoruz, planlamamızı da yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.
“TMO, buğdaydaki alım politikasını çeltikte de devam ettirmeli”
Hindistan’dan ithal edilen pirinçlerin karıştırılması sonrasında fiyatların düştüğünü, bu konuda kendilerinin de belirli girişimlerde bulunmaları gerektiğinin altını çizen Girgin, sözlerini şöyle tamamladı; “Pirinç paketlerinde, ‘Yerli’ ya da ‘Yabancı’ ibarelerinin görünür bir şekilde yazılması gerekiyor. Biz ürünümüzü markalaştıramadık. TMO, buğdaydaki alım politikasını çeltikte de devam ettirmeli. Randıman oranına göre çeltiğin değeri de değişecek. TMO her şeyi düşünmeli.”
Duman: “Son söz artık onlarda”
Toplantının bu bölümünde TMO Edirne Şube Müdürü İbrahim Duman söz alarak, şu dönemde çeltiğin haftalık ve aylık gelişimlerini inceleyerek rapor haline sunduklarını ve Genel Müdürlük’e gönderdiklerini bildirerek, “Serbest piyasadaki çeltik ve pirinç fiyatlarını günlük olarak kurumumuz ile paylaşıyoruz. Bu veriler Türkiye genelinde toplandığında, ortaya sağlıklı rakamlar çıkıyor. Artık gelişimin son aşaması. Genel Müdürlüğümüz de bu verileri değerlendiriyor. Son söz artık onlarda.” şeklinde konuştu.
Yörük: “Çözüm, lisanslı depoculukta”
Yusuf Yörük ise bölgede lisanslı depoculuk yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, bu depoculuğun, Edirne, İpsala ve Keşan bölgelerinde yapılması gerektiğinin altını çizdi. Böylelikle fiyat istikrarının korunabileceğine değinen Yörük, şunları söyledi; “Devletimiz güçlü ve istediğini yapar. Hindistan’dan gelen mala fon koyabilir. Böylelikle bu üründe fiyat artabilir. Sonuç olarak çözüm, lisanslı depoculukta.”
Özdemir: “Çok büyük beklenti içerisine girmemeliyiz”
Toplantının son bölümünde söz alan Eyyup Özdemir, yarın TMO Genel Müdürü ile yapacakları görüşme hakkında üreticilerin çok büyük beklenti içerisine girmemesi gerektiğinin altını çizerek, büyük beklentilerin hayal kırıklığı yapabileceğini söyledi.(Gündemsaros gazetesi)