KURŞUNDAN SICAKTIR MENDİL SATAN ÇOCUĞUN BAKIŞLARI
Bu içerik 31 Aralık 2015 15:53 tarihinde eklendi ve 2.690 kez okundu

Kınından çekildi bir kar tanesi ve uykusu bölündü toprağın… 

Gizli savaşın kokusunu duyarken, genizlerimizdeki sızıyı ittik elimizin tersiyle. Yoğuruldu yüreğimiz acıyla ve yorulduk uykuyla.

Sahi bitti mi rüya?

Gözlerimizin önündeki sinema perdesi değil, görünen bir film şeridi değil, yaşadığımız hayat değil vicdanımızdır.

Aslında yazının başını okuduğunuzda bu konunun nereye gideceğini az çok tahmin ettiğinizi biliyorum, kınından çekilen kar tanesi belki de benim de uykumu bölecek biliyorum ve yazıyorum…

Büyükler var hocam, çok büyükler… Sesinizi çıkardığınızda rahatsız olup rahatsız ediyorlar sizi yerinizden. Oturduğunuz yerde bir kıpırdamayı deneseniz ellerinin tersiyle tekrar oturtuluyorsunuz. Büyükler çok büyük; ülkeler, insanlar ve yastığı dahi yüreği gibi taş kesilenler. Var değil mi böyleleri? Hep vardı, hala varlar ve hiç değişmeyecekler. Değişecek olan tek şey de şu olsa gerek; Biz! Yerimizden bir oynadık, ayaklandı cümle alem, az bir nefes almak için doğrulduk, meğer neymişiz diyebildik değil mi? Çünkü kurulmuş düzen, büyükler daha da büyümüşler.

Kağıt parçası için verilen mücadeleler insanlığı öldürmüş ve yatacağımız birkaç metre kare yer için ne insanlar öldürülmüş! Kurulmuş düzen. Sen sus ülkem, hep sessiz kal, hep kafa salla olana bitene mi denmiş bize, yoksa susmuş muyuz susturulmuş mu?

Nereye kadar, hangi can bedenden ayrılıncaya kadar, kaç ev direksiz kaç kucak bebeksiz ve kaç gelin güveysiz kalana kadar?

Susma ülkem susma bu kadar!

Öyle çok satır doğuyor ki bazen öyle çok cümle öyle çok kurşun gibi kelamlar. Kınından çekilse de kar taneleri ve uykum bölünecek olsa da yaz diyorum durma bu kadar…

Yeni bir yıla ramak kala düştü kar taneleri toprağa… Ne dersiniz çektik mi biz de kılıcımızı kınımızdan? Biz de varız buradayız dedik mi? Kurulu düzeni yerinden ettik mi edecek miyiz ne dersiniz? Yeni bir yıl geliyor, düşüyor bir bir avuçlarımızdan; günler, haftalar, aylar ve yıllar…

Geçsin zaman durmasın elbet acının ortasında...

Geçsin zaman erisin taş yürekler,

Geçsin zaman tükensin kılıcı yürek kesenler,

Tükensin huzuru orta yerinden bölenler,

Geçsin zaman, şu kış geçsin…

Sevmem ben kışları, hem fukara bir mevsim kış!

Vicdanı daha da dellendirir taş kaldırımlarda mendil satan çocuklar, geçsin kış ve geçsin zaman…

Vicdanlı yürekler doğsun ülkeme, susma ülkem susma bu kadar!

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Sevtap GÜLEN

Davan Yoksa Okuma!

16 Mayıs 2018 09:50 | Hit: 2.199

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları

Sevtap GÜLEN

14 MÜ ŞUBAT?

11 Şubat 2018 16:12 | Hit: 2.515

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları

Sevtap GÜLEN

BU YAZIYI OKU’MA!

03 Aralık 2017 14:05 | Hit: 2.918

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları

Sevtap GÜLEN

HAYDİ MÜSELLİM CEDİT’Lİ OLALIM

08 Ağustos 2017 09:09 | Hit: 2.741

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları

Sevtap GÜLEN

BELKİ ÜSTÜMÜZDEN BİR KUŞ GEÇER HALEP'E DEĞER

05 Nisan 2017 20:01 | Hit: 3.119

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları

Sevtap GÜLEN

ÇOCUKLAR NERDE?

05 Ağustos 2016 15:15 | Hit: 2.504

Sevtap GÜLEN Tüm Yazıları