OTUR KIÇININ ÜSTÜNE!
Bu içerik 05 Kasım 2015 19:07 tarihinde eklendi ve 2.617 kez okundu

Türkçenin zenginliği kelime ve deyimlerin anlam çeşitliliği Nasrettin Hocaları da, Âşık Veyselleri de, Yunus ve Pir Sultan Abdalları da ayrı çeşitlendirmiş, nesilden nesle miras etmiş.

  Yakın zaman önce yazmış olduğum bir makaleme cevap, eleştiri veya uyarı niteliğinde ; “ kıçının üstüne otur” dercesine bir cevap geldi. Yazan bir öğretmendi. Bugüne kadar olan çalışmalarımı takip ettiğini ama beğendiklerinin yanında beğenmediğinin oldukça fazla olduğunu anlatıyor.

 Öğretmenimiz sazı eline almış bir kere. Yazılarımı Hikmet Çetinkaya’ya benzettiği gibi yaşamdan kopuk ve retorik olarak anlamlandırırken aynı zamanda naif olduğum için beni affettiğini; yani değerli bulduğunu da not düşüyor.

 Öğretici kimliği olan öğretmen okurum Hikmet Çetinkaya örneği verirken aynı zamanda bir sahtecilik kaygısını da ifade etmeden duramıyor.

  Yazın sanatı inanmışlığın ve adanmışlığın aynı zamanda yenilenmenin içindeyse övgüden çok eleştiri almakla yücelir, kendine güç kazanır. Her zaman övgülerden korktuğumu açık yüreklilikle ifade ederim. Yanıltırlar insanı. Kendini bir şey zannederken, yenilenmeyi, irdelemeyi bırakır, aynı yerde patinaj yapa yapa hayatı toza, dumana çamura çevirirsin…

 Kıç üstüne oturmaya davet edildim öğretmen okurum tarafımdan. Daha sade ve daha gerçekçi yazmaya çağrıldım. Formülü nasıl olacak? Yazın sanatı bir formül, istek, arzuyla olur mu? İçimizdeki duyguların, edebi anlam kazanıp bazen retorik sanatından da yola çıkmanın ve bu kadar acı gerçekle boğuşan insanlığa şiir, hikâye, masal ve felsefe menüleri sunmanın zararını anlayamadım…

 Tekirdağ’ın kaldırımı olmayan caddelerinde ilerlerken “kıç üstüne oturma” yı da düşündüm, kıç üstüne oturmanın doğallığına büyük bir ilgi, özlem duyarak. Yorulan insan oturur kıçının üstüne. Emir almış, zoraki oturmanın kokusu çok geçmeden çıkar ortaya.

 Tabiatın içinde kendi özümsemesiyle, kendi öz iradesiyle geri çekilmek, dinlenmeyi tercih etmek veya yaptığı işe ara vermek; insan denen canlının dinginliğe de ne kadar çok muhtaç olduğunu gösteriyor.

 Islak caddede yürürken bütün bunları hissettim. Ağırdan ağıra dönüşen tabiatın, sonbahardan kış mevsimine dönüşen kuzey yarımkürenin dibinde, birbirini tanıyan insanların güvenli yaşam arzularıyla birlikte insan denen canlının et, kemik, kan ve asıl önemli olan bütüne anlam katan irade ve ruhumuzun insan tarafına ürpertici bir esenlik içinde tutundum.

 Bugün bir usta kalemin daha öldüğünü duydum. Çetin Altan usta; seksen sekiz yaşında dünya yaşamına veda etmiş. Bilinen tekrarını yıllarca yaptı; “ Enseyi karartmayın” kararmayın ki, yüzünüzü, önünüzü, etrafınızı göresiniz…

 Belki de son anlarında büyük usta;  “bugüne kadar yazdık da ne oldu? ” diye kim bilir kaç kez tekrarladı, nice yazarın, şairin, filozofun tekrarladığı gibi…

 Latin şair Vergilius 2100 yıl önce böyle demişti; “ yazdım da ne olacak? Bugüne kadar ne değişti? Büyük destanı Aeneas’ı yakmak istediğinde Romalı komutan bin bir dil dökerek kurtarmıştır yakılacak büyük destanı.

 Tıpkı büyük eseri Kayıp Zamanın İzinde’yi yazan Proust gibi; yorgunluğu, bitkinliği ve hızlı koşan sanat coşkusunu kendi zamanında göremeyen diğer şair, yazar, filozoflar gibi o da eserini; eserlerini yakmak istemiştir.

 Kıç üstüne oturmak, kendi doğallığı içinde oluyorsa, eleştiri bilen, doymuş ve dingin insanlar tarafından yapılıyorsa tadına doyum olmaz. Sadece bu biçim eleştirileri beklemek de safdillik olacağını biliyorum. Ne bir yönetici, ne bir şair, yazar, ressam; ruhunda, bedeninde hissettiği ileri zamanın karşılığını bu zamanda görmek isteme arzusunu, özel bir kalıba yaptırıma, barbarlığa veya küskünlüğe dayandırarak isteyemez.

 Öyleyse bir başka şairden, Valerius’un yüzlerce yıl öteden bir şiirle kıç üstüne oturmanın keyfini sürelim:

Tırmanmaya çalışıyor Mentula

Pimpla dağına;

Aşağı atarlar onu tepetaklak

Esin tanrıçaları takarak yabaya

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Güven SERİN

KÖY OCAĞI

01 Temmuz 2019 15:11 | Hit: 265

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AMMAN AMMAN; OFF

14 Haziran 2019 09:43 | Hit: 330

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ESKİ ve YENİ BAYRAMLAR

08 Haziran 2019 12:55 | Hit: 441

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AŞİYAN’DA BİR ŞAİR ve ŞAİRLER

12 Aralık 2018 13:57 | Hit: 1.373

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ÇIPLAK DAĞDA BİR GECE

25 Kasım 2018 12:35 | Hit: 1.124

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

YOLCULUK (İnsanın Öncüsü Olan Özgürlük)

01 Ağustos 2018 19:11 | Hit: 1.202

Güven SERİN Tüm Yazıları