TRAKYA KALKINMA AJANSI
Bu içerik 22 Ekim 2015 18:03 tarihinde eklendi ve 1.569 kez okundu

  Avrupa’da, ABD’de geçmişi yarım yüzyılı geçmiş ajans uygulamaları bölgemizde oldukça yeni. Yeni olmasına yeni ama neredeyse 3600 günden bu zamana 3600 düşünce üretilip binlerce gelişme kaydedilmesi gerekir.

 Acaba öyle mi?

  Konuştuğum esnaf, ajanstan faydalanan üretici hiçbir heyecan taşımadığı gibi özel bir gelişme içinde de olmadıklarını ifade ettiler. Acaba, oldukça iddialı bir kuruluş, olan Trakya Kalkınma Ajansı daha şimdiden hantallığın, ülke insanının kayırmacı bürokrasisi içinde kurban mı ediliyor?

 Ajansın misyonu belli; yerel potansiyeli harekete geçirmek. Trakya Bölgesini dünya ile rekabet eden bir cazibe merkezi haline getirmek.

  Acaba bu süre içinde Trakya Bölgesi hangi ülkeyle rekabet eder hale geldi? Hangi ürünleri, uygulamaları ve yatırımlarıyla cazibe merkezi haline geldi? Şüphesiz coğrafik açıdan, İstanbul gibi deve yakın olmanın cazibesi zaten var olan bölgenin; bölgesel farklılıkları hangi çalışmalarla giderildi.

 Bölgemizin ürünleri en iyi fiyatı, en iyi alıcıyı buldu mu? Bölgemizde yetişen ürünlerin sanayi tarafı, bölge sınırlarını aşmaktan öte dünyaya açıldı mı? Var olan markalarımız özellikle Tekirdağ şehri için, yağ ve rakı, şarap; yok olmuş turizm için ne gibi çalışmalar ve hangi kuruluşlarla oldukça güncel, dinamik bir şekilde yapıldı? Alınan yol tam olarak hangi ölçeklerle, hangi uygar ülkelerle karşılaştırılarak rekabet çıtası oluşturuluyor?

 Oldukça şüphelerim var. Kurumların huyundan, suyundan ve üzüm üzüme baka baka kararma kültürümüzden; ne hazindir ki kişisel zenginlikler toplumsal refaha bir türlü yayılamıyor.

 İngiltere’de 1950’li yıllarda başlayan ajans çalışmaları İngiliz malının, İngiliz parasının ve İngiliz dünyaya yayılan üstünlüğü, söz sahibi herkes tarafından bilinen bir gerçek… Peki ama aynı durumda bizim bölgemize ait olan üstün malların bu etkili, zor ve istikrarlı piyasalar karşısında ki dik ve geleceğe dönük yatırım, eğitim çalışmaları ajans tarafından hangi etkili parametrelerle değerlendiriliyor.

 Projeler, destekler, öneriler kâğıt üzerinde olmaktan öte geçip, bölgeler; bölgemiz için ciddi gelişmeler kayıt edildi mi? Edildiyse, Trakya Kalkınma Ajansının insanımıza yansıyan ümitlerini, huzurunu niçin fark etmiyoruz? Neden geride kalan on yıllık sürenin insanlarımız, yatırımcılarımız üzerindeki etkisi büyük bir coşkuya dönüşmedi?

 

  5449 Sayılı Kanunun amacı , kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle… diye çok önemli bir anlam, ciddiyet içinde devam ediyor.

 Bütün buna rağmen, bölgemizin üzümü, şarabı, rakısı, köftesi, ayçiçeği, buğdayı, yağı, unu tam olarak bölgesel farklılıklar göz önünde tutularak hangi ölçüde ve hangi aşamada dünya ile rekabet eder hale geldi?

 Bölgemizin dağları, denizleri, ormanları, sportif çalışmaları uluslar arası olmaktan öte, ulusal ölçekte bile cazibe merkezi haline getirilmediği ortada. Şehrimize ve bölge şehirlerine gelen turizm; özellikle şehrimiz için yok denecek kadar yok…

 Dağlarımızın, vadilerimizin; özellikle Ganos ve Istıranca dağ, tepe, vadi ve ormanlarının muhteşemliği nasıl ve ne şekilde daha iyiye; özellikle on yıl öncesinin daha ötesine taşındı? Turizm, sportif çalışmalar, ürün kalitesi ve ürünlerin ekim-dikim ve üretimi nasıl bir gelişme kaydedildi ki, köylerimiz tükeniş aşamasına geldi?

 Bölgemizin turizm kaynağı, deniz ve dağların, hikâyelerinin, mitolojisinin gerçek etkisi bir türlü ulusal ve uluslar arası sıralamalara girmiş durumda değil. Taş ve ahşap kültüründen uzaklaşan insanlarımız, beton kültüre; hazırı satıp, tüketimin muhteşem kucağına terk edilirken hızla kolikliğin; yani, muazzam tüketimin ümitsizliğine, sıkıntısına itilmiş durumda.

 Trakya Kalkınma Ajansını daha dinamik, daha gerçekçi ve daha çabuk kalkınma çabalarına davet ediyorum. Bölgemizin cazibe merkezi haline dönüşmesini, yağmalanmasından öte istiyorum; bu istek oldukça insani, vicdani ve adaletli bir istektir; buna inanarak sesleniyorum…

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Güven SERİN

KÖY OCAĞI

01 Temmuz 2019 15:11 | Hit: 373

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AMMAN AMMAN; OFF

14 Haziran 2019 09:43 | Hit: 419

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ESKİ ve YENİ BAYRAMLAR

08 Haziran 2019 12:55 | Hit: 515

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AŞİYAN’DA BİR ŞAİR ve ŞAİRLER

12 Aralık 2018 13:57 | Hit: 1.431

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ÇIPLAK DAĞDA BİR GECE

25 Kasım 2018 12:35 | Hit: 1.189

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

YOLCULUK (İnsanın Öncüsü Olan Özgürlük)

01 Ağustos 2018 19:11 | Hit: 1.255

Güven SERİN Tüm Yazıları