TA Kİ ŞEYTAN?
Bu içerik 14 Ocak 2017 17:28 tarihinde eklendi ve 1.800 kez okundu
TA Kİ ŞEYTAN?

“Eğer birileri sahteyi, yalanı kabullenecek ortamı yaratmıyorsa, yalan ve sahte olmaz.” Tarihe-sosyolojiye düşülen değerli bir itiraf gibi Orson Willes böyle başlıyor eserine.

İlerleyen zaman içerisinde “sahte” olana, “sahtenin sathisine dokunuyor belgeselinde.” Kipling’ten yardım istiyor; anlatılacak hikâyenin yaşamsal kurgusu, insanın öteden beri taşıdığı zaaflar ve kabalıktan ayrıntıya giden düşkünlüğünü vurgulamak adına;

 Yeni doğan güneşin ilk ışıkları

Yeşilliklere vururken,

Âdem babamız ağacın altına oturmuş…

Elinde bir sopayla toprağı eşeliyordu.

Ve dünyada gördüğü ilk kabataslak

Onu neşeye boğmuştu

Ta ki şeytan

Çalıların arkasından fısıldayana kadar…

Şimdi en başa dönelim; eğer birileri, sahteyi yalanı kabullenecek ortam yaratmıyorsa, yalan ve sahte olabilir mi?

Öteden beri duyuyorum; “ filan memur, yönetici rüşvet aldı” bu duyumu hep acı bir gülümsemeyle algıladım. Niçin verdin? Ya aracının noksanı, ya işyeri gelir giderinde uygun olmaya şeyler yüzünden. Veya başka bir yüksek çıkarımız için…

O zaman; sahtekâr ne kadar sahtekâr oluyor? Ya biz? Önceliğin bize geçmesi için hazırladığımız sahtecilik?

Bu anlatımda bir sihirbazlık, bir hile mi görüyorsunuz? Oysa bugüne kadar gelmiş en önemli sihirbazlardan birisi kabul edilen Houdini ;

 “ Sihirbaz yalnızca bir aktördür.”

Aksini iddia eden var mı? Varsa; kendi kendini de kandırıp, büyük çelişkilerinden kurtulmaya niyet bile etmediğine yemin edebilirim.

Bütün bu aldatmacaları, hileleri daha iyi anlamak istiyorsanız Orson Welles’in filmini bulmanızı öneririm. Tam da zamanıdır; kendimizi asil, ahlaklı ve haklı sanıyorken bu filmi-belgeseli izledikten sonra fikrimizi değiştire bilir; bir yönümüzü daha öğrenme şansını yakalaya biliriz.

Birkaç saat sonra Elmyr de Hory; kimilerinin kalpazan çırağı dediği ressamı; bir aktör, sanatçı da görmeniz mümkündür. Ve yüzleşmediğimiz-yüzleşemediğimiz kendi aktörlüğümüz veya kalpazan çıraklığımızı da vakit varken öğrenip, henüz yaşamın içindeyken daha duyarlı olmak mümkün…

Elmyr de Hory kendini aktör görmüyordu. Onun rolünün birinci sırada olduğunu, kendini ikinci işleri yapan birisi olarak anlatmak istiyor.

 Orson Welles hepimiz adına konuşuyor gibi kaygıdan, övgüden uzak;

“Yaptığımız bütün taş yapıtlar resimler, yazılar birkaç yıl-belki de bin yıl-hayatta kalıyor. Sonrasındaysa miladını doldurup nihayetinde toprağa karışıyorlar.

Zaferler ve hiller, hazineler ve taklitler hayatın değişmeyen bir gerçeği. Hepimiz ölümü tadacağız. ‘Gönlünüzü ferah tutun’ diye sesleniyor bizlere geçmişten seslenen merhum sanatçılarımız.

 Türkümüzü, kimse söylemeyecek. Ama ne olmuş kimse söylemeyecekse? Biz şarkımızı söylemeye devam edelim.

 Belki de, bir kişinin adı o kadar da önemli değildir.”

 Zaman zaman hiçliğe kapıldığınız oluyor mu? Sizi kurtaran şey; bizi ikna için anlatılan bütün bildiklerimiz değil mi? İnançlarımız… Yüce tanrının eninde sonunda ikna edici bir denge içinde hakkımızı arayacağına inanmamız.

Bir destan yaratılır ve yaratılan destan neyle beslenirse beslensin eninde sonunda bizim bir parçamız haline gelir; ister sahte, ister gerçek; duymak, inanmak ve görmek istediğimiz şey çıkmıştır ortaya…

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Güven SERİN

KÖY OCAĞI

01 Temmuz 2019 15:11 | Hit: 200

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AMMAN AMMAN; OFF

14 Haziran 2019 09:43 | Hit: 282

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ESKİ ve YENİ BAYRAMLAR

08 Haziran 2019 12:55 | Hit: 400

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AŞİYAN’DA BİR ŞAİR ve ŞAİRLER

12 Aralık 2018 13:57 | Hit: 1.322

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ÇIPLAK DAĞDA BİR GECE

25 Kasım 2018 12:35 | Hit: 1.062

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

YOLCULUK (İnsanın Öncüsü Olan Özgürlük)

01 Ağustos 2018 19:11 | Hit: 1.160

Güven SERİN Tüm Yazıları