AHLAKİ BİR NEDENİM VAR
Bu içerik 19 Şubat 2016 17:07 tarihinde eklendi ve 1.622 kez okundu

Dinmeyen uğultular; bir türlü adaletin sağlanamadığı diyarlar… Sanırsınız ki, herkes kendine göre haklıdır!

  Hâlbuki haklı olan tek şey; ADALETTİR. Adaletin besleneceği yasalar; insan merkezliyse; kimsenin ama hiç kimsenin hak ve adaletle kavgası olmaz. Başını öne eğer ve cezanın gönüllü hak edeni olur; üstelik mahcubiyeti, özrü de içten dışa yansıtarak…

  Bir ses insanın var oluş sebebine öncülük irdelemesi yapıyor;

“ Kimimiz yaşamın bize sunduğu nimetlerden faydalanıp dertleriyle boğuşurken, kimileri ise hayatı yaşamakla yetinmeyip nedenleri sorguluyor. Kimisi yazmayı sadece bir dönemdeki anılarını kalıcı kılmakta kullanırken; aynı uğraş kimileri için yaşam boyu bir tutku, hatta var oluş sebebi oluyor.”

 İşte tam da burada bu var oluşun yüce hatırına yıllardır yazıyorum. Kimi sordu; kaç para kazanıyorsun? Kimisi eline ne geçiyor? Kimi ise; yaz dedi; sen yazmaya devam et!

 Öyleyse, bu yazma eyleminin yaşamın sırları sayılan var oluş nedenlerinin kapılarını açmaya devam edeceğim. Her daim ama her daim açılacak bir pencere, bir kapı vardır. Üstelik tam da her şeyin bitti, dendiği zamanlarda bile…

 

 Bütün tabu konulara girmiş, el uzatmış iktidar alanlarına karşı SAYGI tanımayan, burjuva bir ailenin içinde büyüdüğü halde, burjuva geleneklerine, kurallarına karşı bir insandan söz edeceğim. Neredeyse bütün ödülleri, nişanları, NOBEL ödülünü bile reddetmiş insan öncüsü Jean Paul SARTRE’den konuşacağız.

  İnsana; canlı olmanın en üst basamağına tırmanmış olana her daim destek olmayı, terazinin şaşmaz dengesi içinde yaşamı boyunca savunan; düşüncelerini eyleme döken Sartre; tam da bugünlerde, belki yarınlarda dört, hatta sekiz elli sarılacağımız düşünce insanı…

 Yargının; yani adaletin çürüdüğü, kulaklarının tıkandığı zamanlarda, gidip halka hesap veriyor. Aslında, halkın içinden de hiçbir zaman çıkmıyor. Her fırsatta;

 “ Onlar beni anlayabilir!” derken haklıydı. Öldüğünde bile cenazesinin yanı başında on binlerce insan yürüdü.

 Modern toplum insana çok şey verirken, insandan da çok şey alabiliyor. Dünü ciddi bir şekilde sorgularken, bugüne ulaşabiliriz. Bugünün şehirlerine; insanın insanı, doğayı ve diğer canlıları ne kadar savunup savunmadığına ulaşıp; ürpertici bir titreme hissede biliriz…

 Sosyolog Nilüfer Göle Sartre için şunu söylüyor; “ Beni gençlik yıllarımda aynı zamanda sosyolojinin kalıplarına karşı korumuştur.”

 Jean Paul Sartre’yi anlamak için şu konuşmasını anlamanızı isterim. Aynı zamanda kendi bilincinizin-bilincimizin acemiliği, kalfalığı veya ustalığını da;

 “ Bu insanların özgürlüğü için savaşmamın sebebi onları tanıyor ve seviyor olmam değil. Burada önemli olan onların İNSAN           olması… Ölüm tehlikesi içindeki insanlar. Her insan tehlikelere, felaketlere karşı korunmalıdır.

  Burada olmamın sebebi politik bir tavırdan ötürü değil, bunu bir insanlık sorunu olarak görmem.

  Yani AHLAKİ bir nedenim var.”

 Aydın olmak mesleklerden ve kendimizi ait sandığımız sınıf, siyaset, ırk, din bütün bunlardan çok öte bir şey. İnsanı merkeze koyan, eziyetin aynı zamanda insanlık dışı bir şey olduğunu kavrama biçimidir. Çünkü her tepki, eziyet yeraltında başka bir oluşum doğuracak ve eziyet edenin, eziyet görene dönüşeceği tarihin ve iradenin şeffaflığıyla gözler önüne serilmiştir; çoktan beri…

 Jean Paul Sartre’nin ısrarla üzerinde durduğu bir konu daha vardı; halk ile aydınların arasının uzun zamandan beri açık olduğu… Tıpkı ülkem; şehrim gibi…

  Artık böyle olmamalı… Oda aynen böyle söylüyordu bir konuşmasında; yarım yüzyıl önce bu şekilde haykırıyordu; böyle olmamalı…

Fransa 1968 gençlik hareketi “ imkânsızı iste!” felsefesiydi. Vietnam Savaşına karşı başlamış. Barış için yola çıkmıştı. İmkânsızı isteme, insanın biricik yaşam kuralı olmalı. Her şeyden vazgeçebilir insan; bütün mal-mülk ve payelerden; ama vicdani ve toplumsal itibardan vazgeçmek; korkunçtur…

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Güven SERİN

KÖY OCAĞI

01 Temmuz 2019 15:11 | Hit: 265

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AMMAN AMMAN; OFF

14 Haziran 2019 09:43 | Hit: 330

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ESKİ ve YENİ BAYRAMLAR

08 Haziran 2019 12:55 | Hit: 441

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

AŞİYAN’DA BİR ŞAİR ve ŞAİRLER

12 Aralık 2018 13:57 | Hit: 1.373

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

ÇIPLAK DAĞDA BİR GECE

25 Kasım 2018 12:35 | Hit: 1.124

Güven SERİN Tüm Yazıları

Güven SERİN

YOLCULUK (İnsanın Öncüsü Olan Özgürlük)

01 Ağustos 2018 19:11 | Hit: 1.202

Güven SERİN Tüm Yazıları