TÜRK Ordusu Savaşa Girmeli mi?
Bu içerik 18 Şubat 2016 17:14 tarihinde eklendi ve 1.908 kez okundu

19 Şubat 1915 te Çanakkale Savaşı başlamıştı ve dünya tarihinin en geniş çaplı savaşının içindeydik.

Birinci Dünya savaşının çok uzun süreceğini düşünenler pek fazla değildi. Savaşın sonuna gelinmişken, Osmanlı Devletinin dahil olmasıyla Savaş en az 2 yıl daha uzamıştır. İttihat ve terakkicilerin bizi savaşa sokan yanlış tutumu sonucunda bir çok cephede çarpışmak  zorunda kaldı  Ordumuz.. .Türk ordusu birbirine benzemeyen Mehmet Akif'in dizelerinde  ‘ Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela ’ dediği farklı milletlerle başta Çanakkale’de, Makedonya’da, Yemen’de, Libya’da, Filistin’de Sina’da, Galiçya’da, Kafkasya'da, Hicaz'da çarpışmıştır. Bu savaşların sonunda, doğu ve batı kültürünü birleştirmiş ve iyi yetişmiş binlerce genç şehit oldu. Bir nesil toprağı kana doyurdu. Bu savaşın sonunda 2000 küsur yıllık tarihinde istila yüzü görmeyen Türk toprakları, Anadolu’nun içlerine kadar tarumar edildi. Ekonomi battı, şehirlerin nüfusu yarı yarıya azaldı. İlk sayımın yapıldığı 1927 de nüfusumuz 13 milyon 648 bin olarak tespit edilmişti.  Sadece Çanakkale'de dereden akan kanın, bir tosunu sürükleyecek kadar çok olduğu anlatıldı nesillere. Gelibolu yarımadası ziyaretlerinde her attğımız adımda ‘muhakkak sehidimiz vardır burada’ dedirtti bizlere. Milli şair Akif şöyle yazdı dizelerinde…

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, ---   O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,---   Boşanır sırtlara, vadilere sağanak sağanak.

Peki, bu savaşa girmeseydik ne olurdu. Dünyanın savaştan bitkin olduğu 1918 de zinde ve hiç yıpranmayan balkanların ve yakın doğunun en güçlü devletlerinden birisi olabilirdik.  Lakin savaşa girdik ve kendilerini dünyanın en güçlü ordusu olarak gören İngilizlerin burnunu yere sürttük. Hasta adam dedikleri Osmanlıyı yenebilmek için İngilizlere, Rusların ve Fransızların büyük yardımlarına rağmen Çanakkale de akan düşman kanlarıyla denizin rengi değişti. Dönemin en modern teçhizatlarına, silahlarına sahip 7 düvelin ordularına, diğer cephelerin intikamını alırcasına, Çanakkale'de DUR! diyen iman dolu yürekler vardı.

19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk; Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına şehit düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’anı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i Şehadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar.işte savaşı bize kazandıran ruh budur….. diye  yazıyordu hatıralarına.. Ordumuzun, milletimizin  Allah’ a imanlarıyla  ‘ ölürsem Şehit,kalırsam Gazi inancı olmasaydı veya ordularımız vatanın kutsiyetine inanmasalardı,  ezanın susması ,bayrağın inmesi bir mana ifade etmeseydi, neticede  Zafer olabilir miydi. Kolaymıydı can vermek.Can-ı verene şehadetle Can teslim etmek herkese nasip değildir.Acımız büyük.Terörün olmadığı yerlerde  elleri,gönülleri semaya açma vaktidir….

Ve bugün üçüncü dünya savaşı ile karşı karşıyayız. Devletimizin büyüklerinin, ordumuzun başındakilerin, inşaAllah en doğru kararı vereceklerine inanıyorum. Çokça dua ediyorum. Bu günlerde verilen kararları tarih yazacak ama tarihten bildiğimiz bir şey var ki ihtiyacımız olan şey;  Allah ’a iman, ezan, bayrak ve vatan sevdasıdır.

Her zaman derim ki; 1071 den beri bu topraklarda hain bitmemiştir. Dışarıdaki hainler azalsa, içimizdeki hainler devreye girmiştir. Bu topraklar Mukaddes topraklardır. Bu millet Aziz bir millettir. Bütün derdimiz kıyamete kadar ezanımızın, bayrağımızın, Türkiye’mizin, milletimizin Baki olmasıdır.

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;    Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez…

Bugün mağdur, mazlum kardeşlerimize karşı Merhamet, iç ve dış düşmanlara karşı Dirayet, askerimize polisimize Destek, milletimizin birliğine beraberliğine de gönülden bağlanma zamanıdır. Bugün tarihi yeniden okuma, yeniden anlama ve gerektiğinde tereddütsüz yaşama zamanıdır.

Gök mavi, başak sarışın... -- Tadı ne güzel barışın!---   Fakat senin on savaşa  ---   Değer, ey yurt, bir karışın

Selam ve dua ile…….

Yorumlar (0)

Diğer Makaleleri

Fatih ŞAHİN

KİM SUÇLU?

04 Ekim 2019 09:03 | Hit: 518

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları

Fatih ŞAHİN

İçimi Sızlatan 2 Haber!

10 Eylül 2019 15:28 | Hit: 700

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları

Fatih ŞAHİN

Aşure ve Kerbela

09 Eylül 2019 09:09 | Hit: 349

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları

Fatih ŞAHİN

DESTAN YAZMAK KANIMIZDA VAR.....

28 Ağustos 2019 09:01 | Hit: 340

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları

Fatih ŞAHİN

Ezan dinmez! Bayrak inmez!

12 Temmuz 2019 16:26 | Hit: 516

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları

Fatih ŞAHİN

TÜRKIYE HEPIMIZIN

03 Temmuz 2019 09:26 | Hit: 340

Fatih ŞAHİN Tüm Yazıları