Özel Eşyalar Dile Geldi Atatürk’ün Hatıralarını Yaşatan Kitap
Paylaş
Tweetle
Paylaş

İstiklal Harbi Araştırmacısı Cevdet Cantürk"ün "Atam Sana Aitiz" isimli kitabı yayımlandı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kişisel eşyalarının konu edinildiği ve Ata’nın mücadelesini, çektiği çileleri ve başarılarını anlatılıyor.

 Zeki Zeka Yayıncılıktan çıkan “ATAM SANA AİTİZ” kitabı hakkında konuşan Cevdet Cantürk şöyle konuştu: İstiklal Harbi araştırmacısıyım. Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı” bir türlü sorunun cevabını bulamadım. Ben de hem okudum hem gezdim. Özellikle Milli Mücadele mekanlarını, savaş alanlarını ve müzeleri ziyaret ettim. O mekanlara gittiğimde, kitaplarda okuduğum manzaralar ve detaylarla karşılaştım. Bir hatıratı okurken, ziyaret etmiş olduğum bir yerden söz edilince, tanıdık bir yurt bulmuş gibi sevindim. Ankara’da pek çok yer var, ziyaret edilmesi gereken. Ben sık sık giderim buralara. Mesela Karargah Tepe. Yukarıdaki odada bulunan kalın perdeler o günlerin hatırasını taşıyor, ama ben alt kattaki salonda, yemek sırasında Alfred Rüstem’i görür gibi oluyorum. Onun Büyük Önder’i düelloya davet edişini… Direksiyon binasına giderim zaman zaman. Onun önünde Fikriye’nin bir fotoğrafı gelir gözümün önüne. Boynunda 99’luk bir mercan tespih .

O tespihin hikâyesi, o evin duvarları anlatıyor tehlike dolu günleri. Kuvayi Seyyare Kumandanı Çerkes Etem’in hışımla girip, kuyruğu kıstırıp çıktığını mesela. Kitap fikrinin nasıl ortaya çıktığına gelelim. Bir çerçevenin peşine düşmüştüm. Yanlış yerlerde aradım durdum epeyce, sonra burnumun dibinde, gözümün önünde olduğunu gördüm. Anıtkabir Müzesindeydi. 1928’de O’na hediye edilen bir çerçeveydi. İçinde altın kabartma harfler vardı. O çerçeve, aslında devrimlerin simgesiydi. Hatta daha fazlası, 1919’un karanlık günlerinin nişanesiydi. Bütün bir mili mücadelenin ta kendisini temsil ediyordu. Onu görünce birden gözlerim doldu. Yavaşça kalabalığın içinden sıyrılıp gerideki sedire oturdum. Camekanlara öylesine bakarken, madalyalarını gördüm; kırbacını, kılıçları ve nüfus cüzdanlarını sonra. Uğultunun içinde o eşyaların benimle konuştuklarını sandım. Gözlerimi yumdum; Gazi Paşa meclis kürsüsündeydi.

O konuşma ile camekanda sergilenen nüfus kağıdı örtüştü zihnimde. Sonra yine daldım, bu kez Amasya’da gördüm onu. Elini göğsündeki madalyaya hafifi hafif vuruyordu. Sanki onun özel eşyaları dile gelmiş, benimle konuşuyordu. 1 saat kadar sonra dışarı çıktım. Artık ne yazacağımı biliyordum.”

ipsala ipsala+haber ipsala+haberleri ipsaldan+haberler ipsalahaberleri ipsalahaber ipsala+gazeteleri Özel Eşyalar Dile Geldi Atatürk’ün Hatıralarını Yaşatan Kitap
Yorumlar (0)